İş makinelerinde işlem hacmi büyüyor

18 Şubat 2013 Pazartesi - 16:57
Kategori: Ayın Konusu

PAYLAŞ

İş makinelerinde işlem hacmi büyüyor
İş makinelerinde işlem hacmi büyüyor
Leasing sektörünün Türkiye’de her türlü yatırımdan aldığı pay yüzde 3.6, dünyada ise yüzde 15-20 bandında seyrediyor. Leasing denilince de Türkiye’de ilk akla gelen iş makineleri sektörü. Deniz Leasing Genel Müdürü Kahraman Günaydın’ı ziyaret ederek, yeni yasa ve iş makinelerinin leasing sektörüne etkileri konusunda merak ettiğimiz pek çok soruyu sorduk. Leasing sektörünün yeni yasayla birlikte operasyonel kiralama hakkı kazandığını söyleyen Kahraman Günaydın, bunun sektöre çok önemli bir artı getirdiğini belirtiyor. Operasyonel leasing dışında sat-geri kiralama ürününün de dünyada olan; ama Türkiye'de olmayan bir ürün olduğunu ifade eden Günaydın, bu ürünün ciddi anlamda sektörün önünü açacağını kaydediyor. Yasayla gayrimenkul ağırlıklı bir portföyün de oluşacağına dikkat çeken Günaydın, yazılımlarla ilgili ciddi bir yatırımın da söz konusu olduğunu vurguluyor. Yazılım leasinginin artık yapılabilir hale geldiğine değinen Günaydın, donanımın da önünü açan bir yapılanmanın olacacağını söylüyor. Deniz Leasing gibi yabancı şirketlerin gemi ya da uçak leasingi Türk bayraklı olarak yapabilmelerinin mümkün olmadığını sözlerine ekleyen Günaydın, yeni yasayla bu maddenin de aşıldığına işaret ediyor. Günaydın, leasing sektörünün bu kanunla iyi yerlere doğru gideceğini sözlerine ekliyor. [b]Operasyonel kiralamada üreticinin rolü[/b] Operasyonel kiralamanın işleyişinin verimli olması için üretici, satıcı, leasing firması işbirliğinin tam olması gerektiğini ifade eden Günaydın, "Leasing sektörünün bu konuda operasyonel leasing ile iş makinelerinin önünü açması ve iş makinelerinin bir canlılık olması bu iş birliğine bağlı. Operasyonel kiralamada ikinci eli garanti etmek çok önemli. Türkiye'de şimdiye kadar hiçbir leasing firması ikinci eli garanti ederek, iş yapmadı. Hep finansal leasing yapıldı, malın mülkiyeti de devir edildi. Fakat malın bir değer itibariyle leasing firmasında kalmasını konuşacağımız operasyonel leasingde, o değerin ne olacağını leasing şirketleri kolay kolay kendi başlarına karar verip, riske girmeyeceklerdir" diyor. Üretici, satıcı ve leasing firmasının beraber olduğu, servis ağının organize edildiği bir yapılanma ile operasyonel leasing konusunda ciddi bir büyüme gösterileceğine dikkat çeken Günaydın, bunun nasıl olacağını zaman içinde göreceklerini belirtiyor. Üreticiler ve satıcıların bunu sadece leasing firmasına bırakmasının işleri zorlaştıracağına değinen Günaydın, leasing firmasının bunu tek başına yapamacağını söylüyor. Dünyada bu işin güzel tarafını gören bazı leasing firmalarının sadece üreticilerle çalıştığına işaret eden Günaydın, konuyla ilgili şunları söylüyor: "Bu firmaların Türkiye'de tek amacı olacaktır, anlaşmalı olduğu üreticilerinin leasingini yapmak. Çünkü orada belli bir birikimleri, garantileri ve özel anlaşmaları var. Dolayısıyla sektör bu şekilde büyür; ama bu üretici ve satıcıların kol kola girmesiyle olur." Günaydın, doğru partner ve firmalarla birlikte operasyonel leasingi yapmaya sıcak baktıklarını belirtiyor. Yasada, karayolu taşımacılığında K belgesi ile ilgili kısatlamaların olduğunu ifade eden Günaydın, "Leasingle yapıldığı zaman özmal sayılmıyor. Karayolları taşımacıları leasing yapamıyor. Leasingin de özmal gibi sayılması lazım. Yasada ufak tefek eksiklikler var. Yasa, uzun yıllardır beklenen çok önemli konuları içeriyor. Kredi vermeyi kolaylaştırcak düzenlemeler var" diyor. [b]Ekipman bazlı çalışma[/b] İş ve inşaat makineleri sektöründe ilk 5 içinde olduklarını belirten Günaydın, 2012 9 aylık rakamlara göre toplam portföyleri içinde iş ve inşaat makinelerinin payının yüzde 25 civarında olduğunu söylüyor. Kurumsal ve proje bazlı çalıştıklarını ifade eden Günaydın, firmayı ve projeyi inceleyerek, ekipman bazlı bir çalışma yaptıklarına dikkat çekiyor. Satıcılarla ekipman bazlı çalışmalar yaptıklarını sözlerine ekleyen Günaydın, ürün üzerinden satıcıyla el sıkışıp kampanya yaptıklarını ve burada da nihai kullanıcıya cazip fiyatlarla ulaştıklarını kaydediyor. Bazı ekipmanlarda scoring işlemleriyle belli peşinatlarla yapılan ve istihbaratın da olumlu olması kaydıyla kredilendirme sürecini hızlandırdıklarını vurgulayan Günaydın, satıcılarla yan yana olduklarını ve müşterinin satıcıların vasıtasıyla Deniz Leasing’e ulaştığını vurguluyor. Günaydın, banka ve şirket olarak satıcıyla en fazla kol kola çalışan leasing firmalarından birinin Deniz Leasing olduğuna dikkat çekiyor. Büyük montanlı işlerde, müşteriye krediyi, bilançoyu esas alarak verdiklerini belirten Günaydın," Bilançoda bir sıkıntı yoksa, proje fizibilit, mantıklı ve doğru bir yatırım ise bunları kredi uzmanlarımız, proje departmanımız ve iş makineleri ile ilgili özel bilgi sahibi ekibimiz inceliyorlar. Arkasından da kredi kararı çıkıyor. Belli ekipmanlarla ilgili de bir scoring sistemimiz var. Scoring ile müşterinin belli bilgilerini alıyoruz. Bunlarla beraber belli bir peşinat da varsa, malın ikinci el değerini de göz önüne alarak kredilendirme sürecini başlatıyoruz" diyor. İkinci el leasing çalışmalarının da olduğunu ifade eden Günaydın, bunu 5 yaş üzeri makinelerde yapmadıklarını, burada da yine bilanço ve işe baktıklarını söylüyor. [b]Leasingin bilinirliği arttı[/b] Günaydın, leasingin genel olarak Türkiye'de en tanındığı alanın iş ve inşaat makineleri sektörü olduğunu kaydediyor. Günaydın, leasing sektörünün Türkiye’de her türlü yatırımdan aldığı payın yüzde 3,6 olduğunu; ama bu oranın dünyada yüzde 15-20 bandında seyrettiğini belirterek, Türkiye’deki yatırımcının bir yatırım yapmaya karar verdiğinde leasingin bankadan sonra akla geldiğine işaret ediyor. Hatta çoğu zaman akla gelmeyen bir yatırım aracı olduğunu sözlerine ekleyen Günaydın, sektörün aşması gereken en önemli konunun bu olduğunu vurguluyor. KDV'nin yüzde 1 olduğu dönemde leasingin tek özelliğiyle bilindiğini ve KDV avantajı ile herkesin leasing yapmak istediği bir dönem geçirdiğine dikkat çeken Günaydın, KDV avantajının ortadan kalkmasıyla sektörde ciddi bir hacim düşüşü olduğunun altını çiziyor. Günaydın, buna rağmen iş ve inşaat makineleri sektörünün ayakta kaldığını vurguluyor. Bu dönemde de iş ve inşaat makinelerinin önemli bir hacim yarattığına işaret eden Günaydın, şunları söylüyor: “Geçen sene KDV'nin tekrar yüzde 1'e düşmesiyle bu sene hacimler ikiye katlandı. Bunun böyle devam edeceğini düşünüyorum. İş ve inşaat makinelerinde geçen sene 12 bin adet, bu sene de en az 13-14 bin adet işlem olacağını öngörüyoruz. Her sene daha fazla artış olacak. Yeni kanunla beraber sektör daha fazla tanınır hale geldi. Leasing giderek yatırımların finansmanında akıllarda olan bir ürün haline gelecektir.” [b]Yatırımın can alıcı noktası[/b] Proje bazlı işlere çok sıcak baktıklarını ifade eden Günaydın, Deniz Bank ile ilişkisi olan müşterinin kendileri için çok değerli olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Banka müşterisinin bizden kredi çekmesi avantajlı. Deniz Bank müşterisi olmayan bir müşterisi eğer bizimle çalışmaya başlıyorsa Deniz Bank müşterisi olmasını arzu ederiz.” Deniz Leasing’in 1997 yılından beri bu sektörde ve en başından beri de sektörün en önemli oyuncularından biri olduğunu vurgulayan Günaydın, sektörde ilk 5 içindeki yerini koruyarak, çalışmalarına devam ettiklerini kaydediyor. İş ve inşaat makinelerinin leasing sektörün ana paydası olduğunu ifade eden Günaydın, “İş ve inşaat nakineleri olmazsa olmaz noktasındayız; çünkü yatırımın en can alıcı noktası, ayrıca leasing sektörünün doğasına en yakın nokta iş ve inşaat makineleri” diyor. İş ve inşaat makinelerinde bir varlığın finansmanı söz konusu olduğunu söyleyen Günaydın, bu ekipmanların daha az değer kaybettiğini belirtiyor. Bundan dolayı iş ve inşaat makinelerinin leasing sektörünün önde gelen paydalarından biri olduğunu vurgulayan Günaydın, şu anda firmasına göre değişen ortalama yüzde 30-60 arasında payının olduğuna dikkat çekiyor.

DİĞER BAŞLIKLAR

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap