Üretim odaklı depolama alanları

23 Ekim 2013 Çarşamba - 12:11
Kategori: Ayın Konusu

PAYLAŞ

Üretim odaklı depolama alanları
Üretim odaklı depolama alanları
Her ürün çeşidine göre farklı lojistik organizasyonu yapan Mercedes-Benz Türk, otobüs üretimine yönelik 30 bin 500 metrekarelik stok alanı içinde, [b]24 ayrı bölgede depo [/b]bulunduruyor. Üretim tesisinin makine parkında 6 farklı markanın toplam 69 ekipmanı yer alıyor. Depo alanlarını, içindeki malzeme ve kullanıldığı yere göre oluşturan Mercedes-Benz Türk, Hoşdere'de yer alan otobüs fabrikasının kapılarını LHT dergisine açtı Mercedes-Benz Türk Lojistik Müdürü Hilmi Dilmen ile firmanın Hoşdere'de yer alan fabrikasında bir araya gelerek, markanın lojistik ve depolama faaliyetleri hakkında konuştuk. Mercedes-Benz Türk lojistik süreçlerine büyük önem veriyor ve ürettiği her ürün çeşidine göre farklı bir organizasyon yapısından faydalanıyor. Mercedes-Benz Türk'ün Hoşdere fabrikasında otobüs üretimi yapılıyor ve bu nedenle de süreçleri binek ve ticari araçtan farklı işliyor. Hoşdere Fabrikası’nda üretilen sayılara, miktara ve çeşitliliğe göre yapılmış bir organizasyondan yararlanılırken, otomotiv sektöründeki lojistik organizasyonundan farklı bir süreç izleniyor. Üretilen araç sayısının farklı olması, üretilen araçların her birinin özel olması, onunla birlikte her birine farkı malzemenin tedarik edilmesi Hoşdere Otobüs Fabrikası’nın lojistik organizasyonunu alışılagelmiş olan otomotiv sektörüne göre farklı kılıyor. 24 ayrı bölgede depo Fabrika sahasının dışında herhangi bir depo alanı kullanılmazken, bütün mevcut depolar Mercedes-Benz Türk'e ait ve buralarda direkt olarak Mercedes-Benz Türk personeli çalışıyor. Outsource depolar kullanmayan şirket, sadece yurt dışında bir HUB sistemi gören konsolidasyon merkezi denilen Batı Avrupa ve Almanya ağırlıklı malzemelerin toplandığı depoya sahip. Burada, gelen sevkiyatların birbiriyle bağlanması ve tek sevkiyat halinde Türkiye'ye getirilmesi için depolama yapıldığı için, tam anlamıyla bir depo olarak nitelendirilmiyor ve buradaki iş outsource ediliyor. Depolama için fabrikada 30 bin 500 metrekare bir alan kullanılıyor. Ayrıca fabrika sahasının içinde 24 ayrı yerde depo bölgeleri mevcut. Bunun yanında 6 tane de çadır depo kullanılıyor. Bazı depolar tamamen ürünlerin yapılanmasına göre zorunlu olarak oluşuyor. Örneğin; kimyasal depolar çok ayrı olarak, yangın önlemleri alınmış bir şekilde boyahane civarında oluyor. Sac balyalarının depolandığı bir ambar ise sac coil’lerinin ağırlığı nedeniyle zeminin bu yük kapasitesini karşılayacak şekilde olmasını gerektiriyor. Bunun haricinde küçük bir parça ambarı da tamamen iki kutulu sistemlerin sevk edildiği bir alan olarak tasarlanmış. Koltuk bölümünde de bir kumaş ambarı bulunuyor ve kumaşlar buraya getiriliyor. Depolamayı belirleyen süreçler Üretim sayısı ve üretimdeki araçların çeşitliliği depolanacak malzemelerin pozisyon sayısını direkt olarak belirliyor. Mercedes-Benz Türk’ün 4 ana ürünü kendi içinde boyutları, yüksekliği, 2 ve 3 akslı olması, kapı konumunun farklı olması açısından bakıldığında yaklaşık 34 farklı araç olarak değerlendiriliyor. Daha çok Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’ne satışı yapılan Euro 3 motorlu, Avrupa ve Türkiye'ye satılan Euro 5 ve yeni devreye giren Euro 6 motorlu araçlar mevcut. Bu kapsamlarla beraber bütün mekanik, elektronik ve elektrik kapsam da değişiyor. Bunun parçaları da aynı şekilde oluyor. Dolayısıyla pozisyon adedi çok yüksek. Mercedes-Benz Türk’ün yaklaşık yaşayan 29 bin pozisyonu var. Bir araç yaklaşık 4 bin 500 ile 5 bin 600 parçadan oluşuyor. Burada motor, civata ya da klima bir parça olarak sayılıyor. Eğer onun içini açarsanız bu rakam daha da artıyor. Dolayısıyla hangi aralıklarla, ne sıklıkta üretim yapılacağı, hangi yerlerden bu malzemelerin getirileceği, yeterlilik ve transport süresi, depo gözleri ve deponun büyüklüğünü belirliyor. Şirket, bunu yıl bazlı olarak planlıyor. Ona göre ihtiyaç ortaya çıkıyor. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nın mevcut teknik kapasitesi günlük 14 araç ve bu işletme tatilleri ve bayramlar dikkate alındığında yaklaşık yıllık 4 bin adetlik bir kapasiteye denk geliyor. Uzatmalı vardiyalarla çalışıldığı takdirde günlük üretim kapasitesi 16'ya çıkıyor ve böylelikle yılda yaklaşık 4 binin üzerinde araç üretimi yapılması mümkün oluyor. Fabrika toplam 360 bin metrekare alan üzerine kurulu ve bunun da 138 bin metrekaresi kapalı alandan oluşuyor. Depoya göre makine seçimi Makine parkında 69 adet ekipmanı olan şirketin, her deposunda farklı sistemler bulunuyor. Özellikle montaj holündeki depolama sistemleri daha farklı ve depolamaya göre istif makineleri değişiyor. Yanal ve dar raf sistemlerinde çalışma özelliği olan istif makineleri de tercih eden şirket, bu tür makineler dışında ağırlıklı olarak forklift kullanıyor. Ağırlıklı olarak akülü makinelere sahip olan şirketin makine parkında yer alan 69 ekipmanın çoğu elektrikli. Dış bölgede kullandıkları, özellikle sac kolileri için satın aldıkları dizel forkliftlerin yanı sıra karınca olarak tabir ettikleri çekicileri de depolama alanlarında kullanıyorlar. Tek bir marka ile çalışmayı tercih etmeyen şirket, depo alanlarında; Still, Jungheinrich, Clark, Hubtex, Linde ve Wagner markalarına ait makineleri kullanıyor. 2 ile 3 tonluk forkliftlerin yanı sıra bir adet 5 ve 15 tonluk forkliftleri de makine parklarında bulunuyor. Bu konuda Mercedes-Benz Türk Lojistik Müdürü Hilmi Dilmen kullandıkları ekipmanlardan memnun olduklarını ve makinelerin şirketin ihtiyaçlarını karşıladığını belirtiyor. Satış sonrası hizmetler Sektörde çok iyi markalar olduğunu ifade eden Dilmen, markanın iyi olmasının satış sonrası alınacak hizmetlere bağlı olduğunu vurguluyor. Dilmen, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: "Kullandığınız marka çok iyi olabilir; ama onun işletmede kalmasını sağlayacak servis hizmetini alamazsanız, sizin en iyi dediğiniz marka, maalesef sizi yarı yolda bırakabilir. Marka değişiklikleri de genelde verilen servis hizmetinden memnun kalmamamızdan kaynaklanıyor. Bu, sektörün genel problemlerinden biri. Servis verilemiyor; özellikle yedek parça temininden dolayı çok beklemeler oluyor. Bu ürünler sadece sizin vermiş olduğunuz satış sonrası hizmetlerin kalitesi kadar iyi olabiliyor. Türkiye'de istifleme makineleri sektöründe istediğim kalite ve hızda servis hizmeti alamıyoruz. Binek araçlardaki servis anlayışını getiriyor olmamız lazım. Ürünü ithal etmeden satış sonrası servis hizmetlerin garanti altına alınması gerekiyor. Bu durum da üründe farklı markaya gitmenize neden oluyor." Özel raf sistemleri Mevcut depolarının içinde iki adet de otomatik ambara sahip olan şirketin, bu ambarlarından biri küçük parça ambarı ve full otomotik olarak çalışıyor. Diğeri ise arı kovanı şeklinde olan boru ambarı. Özel olarak tasarlanan bu iki ambarın raf sistemleri farklı ve ambarlar Almanya’dan temin ediliyor, boru ambarının rafları Kasto firması tarafından; küçük parça ambarı ise Gephardt firması tarafından kurulmuş. Bunun dışındaki raflar ise malzemeleri temin edilerek kendi bünyelerinde monte edilmiş. Otobüs fabrikasının ilk ayağının 1994'te kurulduğunu ifade eden Dilmen, o dönemlerde bugünkü raf sistemlerinin olmadığını belirtiyor. Ana ambarları gerek montaj holü gerekse karoser holünde yaklaşık 7,5 metrelik yükseklikte ve 6 kat raflardan oluşurken, çelik kafesli paletlerin girebileceği şekilde raf gözleri yapılmış. Otobüs üretiminde bir ilk olan bir set sevkiyatıyla ambardan üretim besleniyor ve her istasyondaki her aracın hangi takta hangi malzemeyi takacağı komisyonlamış olarak banda götürülüyor. Bunlar depo çalışanları tarafından setleniyor. Montaj holünün içinde bulunan depolama sisteminin alt iki rafı tam anlamıyla statik bir ambar, yani aynı gözde hep aynı malzeme oluyor. Buranın kolay toparlanabilmesi için de raf gözlerinin sıralaması, istasyonlarla beraber ortak olacak şekilde yapılandırılmış. Onun üstündeki ve diğer ambardaki sistemler ise tamamıyla bir kaotik sistem, yani dinamik. Yeni depo yatırımı Dilmen, yatırım planlarının depolama yönünde de olacağını söylüyor. Şirket olarak bir büyüme içerisinde olduklarının altını çizen Dilmen, mevcut depo alanlarını üretim tesislerine çevirme durumunun söz konusu olduğunu kaydediyor. Mümkün olduğunca az elleçleme yapmaları gerektiğine işaret eden Dilmen, "Bir ya da iki elleçme ile nihai yere ürünü götürmemiz lazım. Bu şekilde planlarımız var. Fabrikaya yakın bir yerde kiralık bir yer tutarak, yine kendimiz işletmesini yaparak bu şekilde büyüteceğiz. 24 deponun bir kısmı kapanacak. Üretim alanlarına bitişik olan depoların bazılarını, üretimin kapasitesini artırması sebebiyle devredeceğiz. Bunlar yerine de yeni kiralık yerler olacak. Yeni depo yatırımıyla beraber ekipman yatırımı da işin gereği olacak" diyor.[/b]

DİĞER BAŞLIKLAR

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap