İSAG Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kavlak

23 Ekim 2013 Çarşamba - 12:24
Kategori: Röportaj

PAYLAŞ

İSAG Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kavlak
İSAG Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kavlak
[b]İş kazaları eğitimle önlenebilir[/b] [b]Sosyal Güvenlik Kurumu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nün yaptığı çalışmalara göre, Türkiye'de her yıl 70 bine yakın iş kazası oluyor. İş kazaları da en çok inşaat, maden, metal ve kimya alanında meydana geliyor. Bu kazaların yüzde 88'i insan hatası, yüzde 10'u da ortamdaki faktörlerden ve makinelerden kaynaklanıyor. Geriye kalan yüzde 2 de önlemeyen iş kazalarıdır. Yeterli önlemler alındığında meslek hastalıklarının ise tamamı önlenebilir durumdadır[/b] Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2012 verileri, iş kazalarında azalma olmadığını, aksine artışın söz konusu olduğunu gösteriyor. Yeni çıkan 6331 sayılı İş güvenliği ve İşçi Sağlığı Yasası'nın olumlu etkisinin olup olmadığını da ancak 2013 verileri alındığında ortaya çıkacak. Artan bu iş kazalarının nedenlerini ve yeni yasayı konuşmak için İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneği (İSAG) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kavlak ile bir araya geldik. Iş kazalarının yüzde 88'inin insan hatasından kaynaklandığını söyleyen Levent Kavlak, çalışan ve işverenin bilinçlendirilmesiyle kazaların büyük oranda engelleneceğini belirtiyor. [b]İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneği'nin kurulma amacı nedir? Derneğin çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?[/b] Iş sağlığı ve güvenliği hayatımızın önemli bir yerine sahip. Toplumumuzun en büyük problemlerinden birisi olan iş kazalarının ve meslek hastalıklarının çözümü için bir araya gelen iş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimleri, sağlık personelleri, iş hukukçuları, sosyal güvenlik uzmanları, iş sağlığı güvenliği profesyonelleri terimini ortaya çıkardı. Bu işin profesyonellerini bir araya getirip, ülkemizde iş sağlığı güvenliği kültürünü yerleştirmeye çalışan ve bunun yerleştirmek için devleti, çalışanı, işvereni ve bu işteki her bir kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütlerini, üniversiteleri ve akademisyenleri toplu olarak harekete geçirmek için çalışan bir derneğiz. İSAG –İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneğimiz 3 yıl önce bir topluluk olarak kuruldu ve yaklaşık 62 bin üye sayısına çıktık. Yaptığımız çalışmalar öncelikle iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi olmak için ne gerekiyor tanımlamasıyla başladı. İş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi kimler olur tanımı altında yatan mühendis, mimar, teknik eleman ve hekimlere ulaşarak, onları bilgilendirdik ve sınava hazırladık. Sınavı kazandıktan sonra iş bulmalarına yardımcı olduk. Biz büyük bir amaç için yola çıktık ve dernek olduk. Topluluk olduğumuz için birçok devlet kurumunda sıkıntı yaşıyorduk, bu nedenle de derneğe dönüştük. İş sağlığı ve güvenliği işini dünyada en iyi yapan ülkeleri kendimize model alıyoruz. Oradaki iş sağlığı ve güvenliğini bizim çalışma hayatımıza modifiye etmek istiyoruz. Bunları ileride iş kazaları ve meslek hastalıklarının yaşanmadığı bir ülke hayaliyle yapıyoruz. Bu hayalimizi gerçekleştirmek için mücadele veren şu an ülkemizde yaklaşık 30 bin serfikalı iş sağlığı ve güvenliği profesyoneli var. İlerleyen yıllarda bu sayı 200 binlere çıkacak. Hepsinin ortak bir çatısı olmak istiyoruz. Ülkemizin bu sosyal yarasını kapatarak, mutlu bir toplum için çaba göstereceğiz. Ülkemizde her yıl bin ile 2 bin arası çalışanımız iş kazasında hayatını kaybediyor. İş kazaları sonucunda 2 bin üzerinde iş göremez olarak sakat kalan ve meslek hastalığı tanısı konmadığı için sayısını bile tahmin edemediğimiz on binlerce meslek hastası çalışanımız bulunuyor. [b]Türkiye’de özellikle hangi iş kolunda iş kazaları meydana geliyor?[/b] Sosyal Güvenlik Kurumu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nün yaptığı çalışmalara göre, Türkiye'de her yıl özellikle son 10 yıldır 70 bin üzerinde iş kazası oluyor. 2010'da Bin 144, 2011'de bin 700 ve 2012'de 744 kişi iş kazasından hayatını kaybetti. Her yıl 2 bine yakın iş göremez raporu alan çalışan var. İş kazaları en çok inşaat, maden, metal ve kimya alanında meydana geliyor. Türkiye'de iş kazaların yüzde 60'ı inşaat sektöründe oluyor. Her gün ortalama 6 dakikada bir iş kazası meydana geliyor. Bu iş kazaları sonucu her gün 3 ile 5 arası çalışanımız yaşamını kaybediyor. Her gün 5-7 arası çalışanımız ise sakat kalıyor. Yani her gün 10 -15 ocağa ateşler düşüyor. [b]Şantiyeler ve maden ocaklarında yaşanan iş kazalarının ana nedenleri nelerdir? [/b] Bu sektörlerde çalışan insanların sosyal yapısını araştırdığımızda, taşradan büyük şehirlere göç eden ailelerin çocukları olduğu karşımıza çıkıyor. Eğitim düzeyleri çok düşük olduğu için bu sektörlerde iş sağlığı ve güvenliği adına verilecek eğitimlere de çok çabuk cevap veremeyecek kişiler olduğu tespit ediliyor. İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri çalışanların çalışma alışkanlıklarını değiştirme yönünde önemli bir etkiye sahip, bunun için de bu eğitimler üzerinde özellikle duruyoruz. SGK'nın açıklamalarına göre, iş kazalarının yüzde 98'i önlenebilir. Bu kazaların da yüzde 88'i insan hatasından, yüzde 10'u da teknik sebeplerden kaynaklananıyor. O zaman biz burada birinci neden insan diyoruz. Çalışanı ve işvereni bilinçlendirirsek, bu kazaların büyük çoğunluğu engellenir. Teknik kısım ve ortamda iyileştirme kısmı maliyet getirecektir. Çünkü çalışanı eğitim maliyeti teknik iyileştirme ile karşılaştırıldığında çok yüksek değil; ama mekanik parçaları değiştirmek işverene maddi bir yükümlülük getirdiği için zor bir kısım olarak karşımıza çıkıyor. İş Sağlığı ve Güvenliği yasasının uygulamarında karşımıza çıkan en büyük engel işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin çalışmalarına karşı bir duruş sergileyen işverenlerdir. İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin yaptığı bilimsel çalışmalara saygı duymaları için büyük bir mücadele içerisine girmiş durumdayız. Bunu çözmek için TOBB ve Bakanlıklarla ortak çalışmalara yapmayı planlıyoruz. Yasanın idari para cezalarını göstererek, korkutarak işverenleri sadece mevzuatlarını yerine getirmelerinden ziyade önce insan felsefesini çalışma kültürü haline getirmeleri için yeni projeler geliştirerek uygulamaları başlatacağız. Amacımız ülkemiz çalışanlarının sağlık ve güven içerisinde işlerini yapmaları ve evlerine mutlu bir şekilde dönmelerini sağlamaktır. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'nın uygulamaları sadece çalışanları değil, aynı zamanda işletmeleri de koruyor. [b]Peki, burada işveren nasıl ikna edilecek?[/b] İşverenler, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliğini bir külfet olarak görüyor. Bunu çözmek için de devletten yardım istiyoruz. Diyoruz ki, iş sağlığı güvenliği için makineleri değiştirecek firmalara KOSGEB yardımı verilsin. Kredi verip, işverenlerimizi ikna edelim. Türkiye'nin kentsel dönüşüm planına yapıldıysa bu da yapılabilir. Tüm bakanlıkları devreye sokarak bunu yapacağız. Bu konu Türkiye'de resmi ya da gayriresmi herkesi ilgilendiriyor. [b]Yeni çıkan 6331 sayılı İş güvenliği ve İşçi Sağlığı Yasası'nın kazaların önlenmesinde ne gibi katkıları olacak?[/b] 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Yasası, 30 Haziran 2012'de resmi gazetede yayımlanarak, 1 Ocak 2013'te de yürürlüğe girdi. 6331 sayılı yasadan önce, 2003 yılında 4857 sayılı yasa vardı. 13 maddelik bu yasa, 50 ve üzeri çalışanı olan sanayiden sayılan işletmeleri kapsıyordu. Buna uyan Türkiye'de 18 bin işletme vardı. Oysa ülkemizde 1,5 milyon işletme var, sadece 18 bini iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak zorundaydı. Ve burada alınan hizmet hiçbir zaman da dört dörtlük olmadı. Çünkü yasalarda çok fazla idari cezai müeyyideler yoktu. Teknik personel azdı. Ama ilerleyen yıllarda AB uyum yasası ve 6331 sayılı yeni yasayla birlikte bütün işletmeler kanun kapsamına alındı. O dönemde bin kişiye yakın iş güvenliği uzmanı varken, bugün bu sayı 30 bine çıktı. İşverenler, o zamanlar cezai yaptırımlar ve denetlemeler çok fazla olmadığı için bu yasaya uymuyordu. Ama artık uymak zorundalar. İşverenlere çok ciddi cezalar geldi. İş güvenliği uzmanı bulundurmamanın 5 bin 400 Lira gibi bir cezası var. Her ay bu cezalar katlanarak devam edecek. İş sağlığı ve güvenliği kültürünü işletmenizde uygulamazsanız, her ay 20-30 bin civarında bir ceza ile kaşı karşıya kalabilirsiniz. Bir yılda bir işletmeyi kapattıracak bir ceza miktarları uygulanıyor. [b]İş kazalarında belli bir azalma var mı? Özellikle yeni yasadan sonra...[/b] 2012 SGK verileri, iş kazalarının sayılarında bir azalma olmadığını gösteriyor. 2011'de bu sayı 69 bin 227 iken, 2012'de ise 74 bin 871'e çıktı. Yasanın etkilerini 2013 verilerini aldıktan sonra göreceğiz. Yasa 1 Ocak'ta yürürlüğe girdi; ama kanun 3 periyotta devreye giriyor. Çünkü Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği açısından işletmeler iş sağlığı ve güvenliği açısından az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olmak üzere 3 kategoride değerlendiriliyor. Türkiye'de yaklaşık 700 bin tehlikeli ve çok tehlikeli işletme var. Bununla ilgili yönetmelik de şöyle diyor: "50 ve üzeri çalışanı olan işletmeler, tehlike sınıfına bakılmaksızın 1 Ocak 2013 yılından itibaren iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurmak zorunda. "Şu an işletmelerde bu uygulama var. Bu işletmelerin sayısı çok fazla değil. Buzdağının görünmeyen kısmında 1 milyon 490 bin işletme var ve henüz bunlara ulaşamadık. Buralarda çalışma yapamıyoruz. Sadece kanunun bize verdiği yetkiyle buralarda riks analizi, çalışanların eğitimi ve acil eylem planları yapılıyor. Eğitimler veriliyor; ama bunlar işletmenin içine girmeyen ve dışardan paket bir fiyatla yapılan çalışmalar. Asıl görevimiz, o işletmeye gidip oradaki çalışan ve işverenle birlikte olup biteni görerek, yaşayarak ve takip ederek bu işi yapmak. 1 Temmuz 2013'te başlaması gereken "tehlikeli ve çok tehlikeli 50'den az çalışanı olan işletmelerde iş sağlığı güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi bulundurma" ile ilgili yasa 1 Ocak 2014'e ertelendi. 50'den az çalışanı olan az tehlikeli sayılan işletmelerde ve mülga 81'inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri istihdamı 1 temmuz 2016 yılına ertelendi. Bu da bizim bütün çalışma şevkimizi kırdı. Yeni bir erteleme oturtmaya çalıştığımız iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gecikmesi anlamına geliyor. Yasalar ertelenebilir, ama ölümler ertelenemez. Bunun sosyal ve vicdani boyutu vardır. İşverenler çalışanlarından sorumludur. [b]Türkiye'de yüksekte çalışma alanlarında kaldırma ekipmanları ve aksesuarları ne oranda kullanılıyor? Yeni yasa, bu konuda neler söylüyor?[/b] Yüksekte çalışma ile ilgili olarak yönetmeliklerimiz var. Yönetmelik, çalışmaların nasıl yapılmasına dair teknik bilgiler içermektedir. Burada kazayı durduracak her türlü önlemin alınması gerektiğine dair bilgiler vardır. Bununla ilgili en doğru, yeni, en pratik ve projeye uygun olan ekipman seçilmeli. Bina yapımında hem görsel hem de dayanıklık adına en iyi malzeme seçiliyor. Ama çalışanın yaşamı ve iş güvenliği için gerekli olan eğitim ve kişisel koruyucular çok düşünülmüyor ve seçici davranılmıyor. Önlemleri alma konusunda işverenler sorumluluktan kaçar ise, o zaman oradaki insanların ölümü kaçınılmaz olur. İnsan hayatını ön planda tutulacak, bilimsel olarak iş sağlığı ve güvenliği adına tüm ekipmanları kullanımını sağlayacağız. Şayet yaptığımız bilimsel çalışmalar sonucunda işverenler yeterli önlemler almıyorsa ve işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği sistemin oturmasına yardımcı olmuyorsa çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığına bilgi vermek zorundayız. Bunda da kararlıyız. Hiçbir şey insan hayatından daha değerli değildir. İş sağlığı ve güvenliği uygulamarı için gerekli bu ekipmanları üreten, pazarlayan ve eğitimini veren bütün firmalarla iletişim halindeyiz. İşverenlerle, profesyonellerle ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları için çalışmalar yapan sektörlerle bir araya geleceğiz ve bir araya getirerek uygulamaları başarılı kılacağız. [b]İşletmelerde genelde ne tür iş güvenliği önlemleri alınıyor?[/b] İş sağlığı ve güvenliği kanunu yeni çıktı. İşverenler hala ne ile karşıya karşıya olduklarının farkında değiller. İşveren çok bilinçsiz. İşverenler işin hala maddi ve manevi boyutunu göremiyor. Siyasi ve ekonomik çalkantılar iş sağlığı ve güvenliğini hep geri planda bırakıyor; ama insan ölümleri devam ediyor. İş sağlığı ve güvenliği prosedürlerini iyi yapan firmalar da var. Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliğini özümseyen ve işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği sistemini oturtan firmaları ön plana çıkartacağız. Hatta dernek olarak bu firmalara ödül vereceğiz. Bu marka değerini artırdığı gibi, çalışanların motivasyonunu da artıracak. [b]Meslek hastalıklarında son durum nedir peki? Bir azalma var mı?[/b] Meslek hastalıklarının tanımı olmadığı gibi, bu hastalıklarda azalma da yok. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 1945'te kuruldu. Aynı yıl İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü de kuruldu. Bu yıllarda alınan datalarla bugün alınan datalar toplamında 68 yılda, 62 bin 500 kişi meslek hastalıklardan yaşamını yitirdi. Yüzbinlerce yaralanaran ve sakat kalan var. Meslek hastalıkları ile ilgili kayıt alınmadığı için yeterli bilgilerde mevcut değildir. Verileri ILO'dan alıyoruz. Yeni çıkan yasayla birlikte resmi kayıtlar alınmaya başlandı. O zaman manzarayı göreceğiz. Çok ciddi sayılar var. Meslek hastalıklarından dolayı onbinlerce kişinin maruziyet altında olduğunu biliyoruz. Meslek hastalıkları en çok madencilikte meydana geliyor. Pnömokozyon denilen toz hastalığı daha çok madencilik sektöründe karşımızı çıkıyor. Maden, inşaat ve mermer ocaklarında toza uzun süre maruz kalma durumunda ortaya çıkan Silikozis de görülen diğer hastalık. Bununla ilgili önlem almayan işyerlerine müsaade etmeyeceğiz. Yaptığımız bir araştırma, sendikaların olduğu yerlerde iş kazaları ve meslek hastalıklarının çok az düzeyde olduğunu gösteriyor. Ülkemizde çocuk işçilerinde sayısının üst düzeyde olduğunu gösteriyor. İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanı sadece işletmelerde çalışanların sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yapmakla kalmayıp, aynı zamanda sosyal güvenlik bilgilerine dayanarak özlük hakları konusunda da çalışanların kayıtlarını tutacaktır. İSAG –İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneği olarak, geleceğin Türkiye'sinde çalışanların alışkanlıklarını değiştirerek ve işletmelerin iş güvenliği açısından iyilektirmeleri için gerekli bilimsel çalışmaları yaparak ülkemizin kaderini değiştiren kahramanların oluşturduğu bir bilim örgütü olacağız.

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER