AKÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Acar

12 Aralık 2013 Perşembe - 09:45
Kategori: Röportaj

PAYLAŞ

AKÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Acar
AKÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Acar
[b]Endüstriyel akü pazarı büyüyor[/b] [b]Forkliftler, istif makineleri, transpaletler, maden lokomotifleri, çekiciler, temizlik makineleri, taşıma bantları gibi ekipmanlara talebin artmasına paralel olarak endüstriyel akü pazarı daha da büyüyecek. Endüstriyel akünün starterden daha parlak bir geleceği olduğunu söyleyen AKÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Acar'la sektörün bugünü ve yarınını konuştuk[/b] [b]Aküder'in kuruluşu ve amaçları hakkında bilgi verir misiniz?[/b] Çevre ve Orman Bakanlığı (şimdiki adı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tarafından 31 Ağustos 2004'te yayımlanarak yürürlüğe giren Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü (APAK) Yönetmeliği’nin akümülatör üreticilerine getirdiği yükümlülükleri yine aynı Yönetmelikte belirlenen kriterlere göre yerine getirmek amacıyla, Türkiye'nin hem atık akü geri kazanımında hem de akümülatör üreticileri anlamında ilk 8 firmasının birlikte kurduğu bir dernek olan AKÜDER; 11 Ocak 2005 tarih ve 03/226 sayılı yazılar ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafında yetkilendirildi, 17 Ağustos 2005 tarihinde de İşbirliği Protokolünü imzaladı. Yönetmelikle birlikte Türkiye'deki hem akü üreticileri hem de üzerinde akümülatör olan ürün/ürünlerin ithalatçı firmaları kendi atık planını oluşturmak zorunda kaldılar ya da mevcut atık yönetim planı olan AKÜDER gibi derneklere üye oldular. Bugün 250'ye yakın üyemiz mevcut. Biz bunlara üreten değil, pazara süren diyoruz. Yönetmelik "Pazara kim sürüyorsa o temizleyecek" diyor. Onlar da bu temizleme yükümlülüğünü AKÜDER'in üyesi olarak toplayıcıları, taşıyıcıları ve geri kazanımcıları vasıtasıyla gerçekleştiriyorlar. [b]Akümülatör sektörünün bugünkü genel durumunu değerlendirir misiniz? Sektörün sorunları nelerdir?[/b] Sektörel problemlerimiz olabilir düşüncesiyle ilk zamanlar ithalatçılara çok açık değildik. Çünkü akümülatör üreticisinden daha fazla ithalatçı mevcut. Durum böyle olunca biz de derneği akümülatör sanayicileri yönetsin istedik. Bugün Türkiye'de akümülatör üretenlerin yüzde 100'ü AKÜDER’ in üyesi. Pazara sürülen akümülatörün yüzde 85'ine yakını bizim üyemiz. Neredeyse Türkiye'de atığın yüzde 90'ını tek başımıza topluyoruz. Bu toplamanın hem ülke ekonomisine hem de çevreye büyük katkıları var. Toprağa karışan 1 litre sülfürik asit 300 litre yeraltı suyunu içilemez hale getiriyor. Geçen yıl 61 bin ton atık akü topladık, bunun minimum 12 bin tonu sülfürik asit. Yönetmelik, bu asidin tamamının dökülmeden geri dönüşüm tesislerinde nötrolize edilmesini sağlıyor. Geçmişte bunlar toplanıyordu; ama asitleri doğaya ya da kanalizasyonlara dökülüyordu. Bugün ise böyle bir durum söz konusu değil. Sektörel sıkıntılarımızdan bahsedecek olursam; toplama derneğin asli görevi haline geldiği için diğer görevlere yoğun bir şekilde odaklanamıyoruz. Üreticilerin birtakım istekleri, ithalatçıların önünü kapatabiliyor. Türkiye'de eskisi kadar çok akümülatör üreticisi yok. Daha çok kapasite; ama daha az üretici var. [b]Üretici firma sayısı neden azaldı?[/b] Bu daha çok dünyadaki ekonomik düzenin değişmesinden kaynaklandı. Yüksek verimlilikle kar elde edildiği için az kapasiteli tesisler dayanamadılar. Birçok sektörde olan bu değişim bizim sektöre de yansıdı. Bunun yanında Türkiye'de üretimde de hızlı değişimler oldu. Kapasiteler çok çabuk arttı. Bugün iç pazarda satılan akümülatör sayısı, 3,5 milyon adet civarında. Sektör sığ, herkes birbirini tanıyor. Dün üretenler bugün daha büyük üreticilerin ürünleri satar hale geldi veya ürünlerini yaptırıp kendi markalarıyla satıyorlar. Bu üretim azlığı değil. Üretici firma sayısıyla ilgili, yoksa potansiyel anlamda bizim sektör sürekli büyüyor. [b]Peki, endüstriyel akü pazarında durum nedir?[/b] Endüstriyel akümülatör sektörünün önünün açıklığı, starterden çok fazla. 30-40 sene önce Beylikdüzü'nde sanayi sitesinde belki iki tane firmanın forklifti vardı. Bir tane de kiralık forklift olurdu. O kiralık forklift için saatlerce beklerdik ki, ürünü taşımasını yapalım. Şimdi bulunduğumuz o sanayi sitesinde firmaların yarısından çoğunun iki forklifti var. Dolayısıyla endüstriyel ürünlere talep artıyor. Endüstriyel akü pazarı daha da büyüyecek. Türkiye'de endüstriyel akü üreten üç firma var. Bunların arasında aküyü hem üreten hem de ithal edenler de var. Endüstriyelin starterden daha parlak bir geleceği var. Türkiye starter akümülatörde çok iyi konumda. Türkiye'de üretilen ürünlerin yüzde 50'sinden fazlası ihraç ediliyor. Türkiye'den giden aküleri Uzak Doğu hariç dünyanın her yerinde görebilirsiniz. [b]Akü pazarında en büyük alıcılar kimler?[/b] Türkiye'de birinci sırada starter akü, otomobil aküsü var. İkinci sırada endüstriyel, üçüncü sırada da ise kuru tip aküler bulunuyor. Endüstriyel akü grubunda, telekomünikasyon sektörü en büyük alıcı. Şu an Türkiye'de dizel forklift birinci sırada ise, gelecekte elektrikli forkliftler kesinlikle birinci sırada olacaktır. Türkiye'de ilk üçte yer alan starter akü üreticileri endüstriyel akü üretimi de yapıyor. Bu sektörde varız diyenler dışardan endüstriyel akü de ithal ediyor. Akü içindeki malzemeleri ithal edip, burada monte eden firmalar da mevcut. Ürünlerine çeşitlilik katma adına bunu yapıyorlar. Bizim sektörün yatırım maliyetlerinin dönüşü hiç yok. Bizim ürünlerin hurdası bile değer bulmaz. Onun için yatırım maliyetleri yüksek işler. Birçok firma daha endüstriyel akü üretim işine girecektir. Kapasite olarak Türkiye'deki firmaların yeterli olacağına inanmıyorum. [b]Akü atıkları ve emisyonlarıyla ilgili ne tür çalışmalar yapılıyor?[/b] Akü atıklarını kabul edenlerin kontrol mekanizması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ve çevre ve şehircilik il müdürlüklerinde. AKÜDER olarak toplama ile ilgili çok güzel bir sisteme sahibiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte hareket ettiğimiz atık takip sistemimiz mevcut. Her yıl Şubat ayına kadar tüm akü üreticileri ve ithalatçıları bir önceki yıl ne kadar ürünü pazara sürdüğünü bize, dolayısıyla da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bildiriyorlar. Derneğe iletilen tüm verileri elektronik ortamda online olarak çalışan sistemimize giriyoruz. Bakanlık ve il çevre müdürlükleri sistemi görebiliyorlar. Dolayısıyla toplama rakamlarımız belli, pazara sunduğumuzun yüzde 90'ı toplanıyor. Ellerinde atık aküsü bulunan AKÜDER üyesi firmalar yine AKÜDER’den aldıkları kullanıcı adı ve şifre ile sisteme giriyor ve atıklarının hangi araçla, hangi tarihte, hangi lisanslı araçla, hangi lisanslı geri kazanım tesisine gönderdiklerini kayıt altına alıyorlar. Geri kazanım firması ürünü aldığını onaylayınca bu sefer bizim sistemden, kotamızdan toplayacağımız rakamlar düşmeye başlıyor. Bizim sistemimiz kendini çok iyi denetliyor. Sektörümüz Türkiye'deki kayıtlı en önemli sektörlerden birisi. Kayıt bizde 100'e yakındır. Herkes birbirinin ne kadar sattığını bilir. [b]Sektörün en önemli sorunu nedir?[/b] Türkiye'de bürokratik işlemler biraz zor. Sekiz yıldır bu dernekteyim, bu süre içerisinde uğraştığım en önemli konulardan bir tanesi, atık ithalinin serbest bırakılması. Türkiye'den atığı dışarı gönderebiliyorsunuz; ama ithal edemiyorsunuz. Akümülatörü pazara sürenlerin birçoğunun geri kazanım tesisi var. Topladıkları atıklardan tekrar kurşun elde ediyorlar. Ama bunların dışında da geri kazanım tesisleri var. Atığı bulamamaktan dolayı tesis kapatan firmalar var. Ürünü ithal ediyoruz; ama atığı ithal edemiyoruz. Kapasitemiz var. Bugün Türkiye'de yaklaşık 200 bin ton atık işleme tesisi bulunuyor. Akümülatörden kurşun üretebilecek tesis kapasitesi mevcut. Ama Türkiye'de atık akü 70-80 bin ton. Dolayısıyla tesislerin üçte biri kadar atık var. Kurşunu 2 bin dolara ithal ediyoruz. Atığı ithal edemiyoruz. Atığı ithal etsek, bir kere bundan istihdam yaratacağız. İkincisi bir katma değer oluşacak. Üçünçüsü iki katı ödeyerek aldığımız ürünü kendimiz üretceğiz, belki de satacağız. Satış bölümünü saymazsak 70-80 milyon Avro civarında bir gelir elde edecek ülke. Yani dışarıya gidecek dövizi burada tutulacak. 70-80 milyon Avro bugün 100 milyon dolar. Türkiye'nin cari açığı 70 milyar dolar. Sektörümüz bunun yaklaşık 700'de birini karşılayacak. 700 kişi daha bu projeden üretebilse cari açık sorunu kalmayacak. [b]2013 yılı sektör için nasıl geçti? 2014 yılından sektörün beklentileri nedir?[/b] Sektörün hem starter hem de endüstriyel tarafının daha da büyüceğini düşünüyorum. Ama karlılık ve yatırımlar adına neler yapılabileceğini, en önemlisi iç pazarın yüzde 40'dan daha fazla elinde bulunduran firmanın yeni yöneticilerinin hareketiyle netleşecek. 2013, 2012 yılına göre daha iyi geçti. Trend yukarıda olacaktır. Ama ihracat anlamında Orta Doğu ve komşu ülkelerde yaşanan siyasi olaylar sektörümüzü ciddi olarak etkiledi. 2014 yılının iyi geçmesini umuyoruz. [b]Aküder'in sosyal sorumluluk adı altında yaptığı proje/projeler var mı?[/b] AYMEP adı altında, Akümülatör Yönetimi Mesleki Eğitim Projemiz var. 2012 yılında önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile sonrasında da İstanbul’ da ve iki pilot okulla protokoller yaptık. Bunlardan biri Zeytinburnu Endüstri Meslek Lisesi, diğeri ise Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi. Kasım ayında iki okulda da pilot çalışmamıza başlayacağız. İlgili bölümlerin son sınıf öğrencilerine yönelik bir sertifika programı olacak. Proje ile aynı zamanda mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinde öğrenim gören öğrencilerin, akümülatörlerin üretimi, taşınması, geçici depolanması ve geri kazanımına yönelik nitelikli elemanlar olarak yetiştirilmeleri hedefleniyor. Bu anlamda; ek eğitim programlarının düzenlenmesi, laboratuvarların kurulması, eğitim sonunda sertifika verilerek geleceğimiz olan gençlerin nitelikli eleman olarak hayata atılmaları hepimiz için gurur vesilesi olacak.

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER