Vinçder Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Midilli

17 Şubat 2014 Pazartesi - 11:09
Kategori: Röportaj

PAYLAŞ

Vinçder Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Midilli
Vinçder Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Midilli
[b]Vinç sektöründe kurumsal kimlik arayışı[/b] Vinç işletmecilerinin sektörde kendilerini tanımlayamadıklarını belirten Vinçder Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Midilli, sektördeki işletmelere kurumsal kimlik kazandırmak amacıyla Vinçder'in kuruluş çalışmalarını başlattıklarını söylüyor. Midilli, 2007 yılından bu yana amaçlarının vinç işletmecilerinin kimlik sahibi olmasını sağlamak olduğunu ifade ederek, derneğin işletmenin ticari hayatının önündeki engelleri ortadan kaldırdığını kaydediyor Vinçder'in kurumsal çalışmaları, 6 yıllık süreç içinde yaptığı ve yapacağı projelerle ile ilgili sorularımızı derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Midilli yanıtladı. Midilli, Vinçder'in 2008-2009 yıllarında G sınıfı operatörlük belgesinin verilmesi için çıraklık eğitim merkeziyle yaptıklarını anlaşmayla eğitim vermeye başladıklarını belirterek, o dönemde operatörlerin belgesiz çalışmasını önlediklerini söylüyor. 2009-2010 yılları arasında da 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda her bir iş makinesinin 3 ayda bir periyodik kontrolünün bağımsız bir mühendis tarafından yapılması zorunluluğu olduğunu ifade eden Midilli, sektörde hiç kimsenin haberdar olmadığı bir noktayı tespit ettiklerini ve bunun ilgili çalışmayı 2009-2010 yıllarında başlattıklarını kaydediyor. Bugün itibariyle yaklaşık 3 ayda, bine yakın ekipmanın makine mühendisleri tarafından periyodik kontrolünün sağlandığına dikkat çeken Midilli, bunun bir servis kontrolü olmadığını, bir makine mühendisi gözüyle makinenin iş sağlığı ve güvenliğine aykırı bir yanının olup olmadığının tespit edilerek, raporlandığını vurguluyor. Mobil vinçlerin karayollarına çıkamaması ile ilgili olarak izin belgesi ve tonaj problemleri olduğunu ifade eden Midilli, bununla ilgili olarak 2010 yılında Ankara'da resmi kurumlarla bazı görüşmeler yapıldığını ve görüşmeler sonucunda da konunun belli bir noktaya çekildiğini söylüyor. Cezaların minimuma indirildiğini kaydeden Midilli, konuyla ilgili sözlerini şöyle sürdürüyor: "Araç üstü vinçlerin imalatçı tarafından aşırı yüklenmesi söz konusuydu. 32 tonluk olması gereken bir arabanın 40-45 ton olduğu durumlar vardı. 2008-2009 yıllarında bu durum sıkıntı yaratıyordu. 2010 yılında Karayollarından alınan özel izinle aracın katar ağırlığına göre imalatçılar yükleme yaptı. Bu izinle, tonaj cezadan muaf tutuldu." [b]Şehir içi taşımalar[/b] İstanbul'da da bazı bölgelere girişlerin yasak olduğunu sözlerine ekleyen Midilli, bununla ilgili Ulaşım Koordinasyon Merkezi'ndeki (UKOME) görüşmelerinde 2-3 konuyla ilgili karar çıkarttıklarını belirtiyor. Bunlardan bir tanesinin, ağır taşıtlar grubunda özel izinle 3 aylık ve 6 aylık olmak üzere makinenin durumuna göre şehir merkezlerinde çalışma olanağı sağlandığının altını çizen Midilli, vincin tanınırlığını ortaya koyduklarını söylüyor. İşletmecinin kim olduğunu ve ne iş yaptığını tanımladıklarına dikkat çeken Midilli, "UKOME'nin istediği ve verdiği destekle, park edip ya da kaza yapmış araçlarda trafik polisi ile vinç işletmecisinin baş başa kaldığı bir noktada ortaya çıkan sorunu da çözdük. Vatandaş kaza yapıyor, vinç işletmecisi kazayı kaldırıyor ve faturalandırıyor. Polis memuru da dosyaya faturayı koyuyor. Ciddi bir problem vardı. Trafik Genel Müdürlüğünün de polise hırsız gözüyle bakılmasından dolayı üzüntü ve endişeleri vardı. Bir aracın çekilmesi için 5 bin TL fatura kesiliyor. Bunların hepsinin yanlış olduğunu ifade ettik. Bununla ilgili olarak 2 defa alt komisyon çalışması yapıldı. Alt komisyon çalışmasının sonucunda net fiyatlar belirlendi. Çalışma üst komisyonda onayladı. Şu anda İstanbul genelinde bir vatandaş kaza yaptığında yüklü bir fatura ile karşılaşma durumu yok. Muhatap alınan bu komisyonun kararnamesi" diyor. Ankara'da da mobil vinçlerin karayollarında serbest dolaşamama gibi problemleri olduğunu kaydeden Midilli, her sefer başında izin alma durumunun söz konusu olduğunu belirtiyor. Ankara Kara Ulaştırma Daire Başkanlığı ile yaptıkları görüşmeler sonucunda 3 komisyon kurulduğunu sözlerine ekleyen Midilli; 2,75 genişliği ve 48 ton ağırlığı olan bir mobil vincin sefer başına değil, 2, 3 ve 5 aylık süreçler için izin belgesi alabileceği sonucuna varıldığını ve bunun üst bir komisyona verildiğini ve bununla ilgili olarak bir genelge beklediklerini kaydediyor. [b]Sigorta sorununa havuz çözümü[/b] Vinç işletmecilerinin en büyük probleminin kaldırdığı yüklerde sigorta yaptıramaması oduğuna dikkat çeken Midilli, bu sorunun yıllardır birçok meslektaşlarının ticari sonunu getiren bir konu olduğunu belirtiyor. Kaldırılan yükün kendisinin hafif; ama değerinin yüksek olduğuna işaret eden Midilli, olası bir kazada işletmecinin mesleki hayatının yok olmasına neden olduğunu vurguluyor. Bundan yola çıkarak 3 yıldır çalışma yaptıklarını ve konuyu belli bir noktaya getirdiklerini söyleyen Midilli, sigorta genel müdürlüklerinin vinç işletmecilerini çok zararlı bir sektör ve her kaldırdığı yükü de risk olarak gördüklerini belirtiyor. Dolayısıyla bu riskin rücu edileceği başka kişi olmadığını hatırlatan Midilli, rücu şansı olmadığı için de yıllarca sektöre zararlı gözüyle bakıldığını söylüyor. Bundan dolayı hiçbir sigorta şirketinin vinç işletmecisine yanaşamadığını ifade eden Midilli, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapıyor: "4 yıldır sigorta şirketlerine vinç işletmecisinin kim olduğunu anlattık. Bizi tanıyorlar, en azından varlığımızdan haberdarlar. Bununla ilgili bir sigorta firmasıyla sözleşme yaptık. Sigorta şirketinde Vinçder havuzu oluşturuldu. Yani her bir firma primini Vinçder havuzunu yatırıyor ve hasarını Vinçder havuzundan alıyor. Bu bir havuza toplama projesi. Tek firma olarak poliçe kesiliyor; ama havuzun içinden çıkış yapılıyor. Firma bağımsız hareket edip, bu havuzun dışında kalırsa sigorta şirketi kabul etmiyor ve o firmayı zararlı olarak görüyor. Firma bu havuzun içinde ise kapsamı alanında, bağımsızsa sigorta yapılamıyor." Bu projenin 8 ay önce başladığını ve bu süre içinde de aşağı yukarı 60'ın üzerinde firmaya sigorta yapıldığını sözlerine ekleyen Midilli, amaçlarının hiçbir meslektaşlarının iş kazasından dolayı ticari hayatlarının son bulmaması olduğunu vurguluyor. [b]Kimlik sorunu[/b] Vinç işi yaparken ne iş yaptıklarının adını koyamadıklarını ve kimseye kendilerini anlatamadıklarını kaydeden Midilli, bunu çözmek istedikleri için ilk hedefi bu konuda koyduklarını söylüyor. Vinç işletmecisinin bir kimlik sahibi olmasını sağlamak için harekete geçtiklerini ifade eden Midilli, vinç işletmecilerinin bugüne kadar bir kimliğinin olmadığını belirtiyor. 2007 yılından bu yana amaçlarının vinç işletmecilerinin hepsinin kimlik sahibi olmasını sağlamak olduğunu sözlerine ekleyen Midilli, derneğin firmanın ticaret hayatındaki engelleri kaldırdığını ve ticaretin daha hızlı yapılmasını sağladığını kaydediyor. Midilli, derneğin bu noktada firmanın ticaretinin ileriye gitmesini, markalaştırdığını ve kimliğini ortaya koyduğunu sözlerine ekliyor. [b]Operatör eğitimleri [/b] Operatör eğitimlerinin devam ettiğini ifade eden Midilli, konuyla ilgili olarak şu bilgileri veriyor: "Sıfır noktasından alıp, operatörleri yetiştiriyoruz. Günlük sekiz saat ve aşağı yukarı yaklaşık bir ay süren bir eğitim süreci. Operatörlerin eğitimini verip, bir işletmeye çalışır halde vereceğiz. Bunun ilgili taslak hazır, sözleşmeyi imzalamak üzeriz. Finansman konusuna henüz harar veremedik. İşletmeler zaten çalıştırmak için operatör alıyorlar, bunları bize göndersinler. Burada bir maliyet ortaya çıkıyor. Bu eğitimlerin sonunda da Milli Eğitim Bakanlığı'ndan G sınıfı sertifikalarını alıyorlar. Teknik bilgi ile donanım sağlayacağız. Operatöre teknik bilgi verildiğinde teorisini firmada görüyor. Bir yıl çalıştıktan sonra kaliteli bir eleman olacak. Teknik bilgisi ve teorisi olduğu için arıza tespitini çok rahat yapacak, bu da işleri kolaylaştıracak. Arızasını anlatamayan ya da sistem üzerindeki parçaların isimlerini bilmeyen 10 yıllık operatörler var. Ezbercilik söz konusu, makinenin çalışma yapısı bilinmiyor. Makinenin sistemini tanıyan çok az operatör var." [b]İşletmeciye yönelik projeler [/b] İşletme sahiplerine yönelik bir çalışma daha başlatacaklarının bilgisini veren Midilli, firma yetkililerine kalite yönetim sistemi ve işletme konusunda eğitim verileceğini ve bununla ilgili olarak da bir kuruluşla anlaşma yapmak üzere olduklarını açıklıyor. Dernekte bunun bir demosunu yapacacaklarını söyleyen Midilli, "Burada faydalı sağlarsak sektörün tamamına bunu yayıp, bölüm bölüm şirket sahiplerini bilgilendirmeyi hedefliyoruz. Eğer bir marka olunacaksa kalite yönetim sistemi altında olmalı. Şirket sahibine liderin ne olduğunu anlatmalıyız. Sermayeyi daha iyi yönetebilmek ve daha iyi bir yere getirebilmek için bilgiye ihtiyaç var. 2014 yılında ön sıralarda olabilecek projelerden biri de bu olacak. Hedefimiz işletme sahibini lidere çevirdik. Ekipman ve operatöre ne verirsek verelim karşısındaki lider onu onaylamazsa ve kontrol etmezse bizim tüm verdiğimiz çalışma boşa gidiyor" diyor. [b]Faaliyet kodları [/b] 2014 yılında 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince Nace (faaliyet) kodlarına göre çok tehlikeli ve az tehlikeli sınıflarında uygulamaları olacağının altını çizen Midilli, bununla ilgili bir firma ile sözleşme yaptıklarının bilgisini veriyor. Nace kodlarının bir yerde toplanması gerektiğine dikkat çeken Midilli, Nace kodunu 43-99-04'e taşıdıklarında az tehlikeli sınıfına gireceklerini ve kendilerini bu Nace kodunun anlattığını belirtiyor. Az tehlikeli sınıfta daha rahat çalışma ortamının olacağına değinen Midilli, konuyla ilgili sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bununla firma beyanlarını yapacak. 300'e yakın firmanın acil eylem ve risk analizlerini yaptık. Nace kodunu bir yere taşımamız gerekiyor; çünkü çok dağınığız. Vinç işletmecilerinin tamamını bu Nace kodunda toplarsak, o zaman resmi kurumlara Nace kodlu firmam var diyebiliyoruz. Firma Nace koduyla tanımlanacak. Nace koduyla ne iş yaptığımız çok rahat anlaşılacak."

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER